MERMERİN SULTANLARI

Mermer, yüzyıllardan bu yana medeniyetlerin ve sanatsal gelişmişliğin en önemli unsurlarından biri… Eski Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar geçmişten günümüze kadar uzanan görkemli yapıların hemen tamamında mermer sanatı ön plandadır.

Sektörde yaklaşık yarım asırlık bir geçmişi olan Klasik Mermer, mermer sanatına ve işlemeciliğine yeni üretim teknolojisiyle çağdaş bir bakış açısı kazandıran firmalardan biri…

İnsanlığın binlerce yıldır kullandığı doğal, sıhhi, sağlam ve asil bir malzeme olan mermeri geçmişin tecrübesiyle nakış nakış işleyen Klasik Mermer, 1972 yılında Necati Cebeci tarafından kurulmuş.

Klasik Mermer, bugün ailenin ikinci kuşak temsilcilerinden Güler, Gülizar ve Gönül Cebeci kardeşlerin yönetiminde, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Rusya, Avusturalya, Yunanistan, Azerbaycan ve Çeçenistan gibi pek çok ülkede önemli projeler gerçekleştiriyor.

Cebeci kardeşler, babalarından devraldıkları bayrağı daha da ileri boyutlara taşımak için kalite ve estetiği ön planda tutan titiz bir gayret içerisinde… Cami, mihrap, minber, kürsü, iç ve dış merdiven korkulukları imalatları, şadırvanlar, çeşmeler, cami iç ve dış kaplama işleri, medreseler ve külliyelerde, Osmanlı Türk İslam sanatının en güzel örneklerini sergileyen Klasik Mermer, Çeçenistan’da inşa edilen Osmanlı üslubu camilerde önemli birçok projeye imza atıyor. Mermere yeniden hayat vererek kullanım alanlarını genişleten Klasik Mermer, Osmanlı sanatının bütün güzelliklerini sergiliyor. Yarım asrı aşkın bir süredir mermer sanatını nakış gibi işleyen Klasik Mermer’in kuruluş hikayesini ve başarı öyküsünü Klasik Mermer’in başarılı yöneticileri Güler, Gülizar ve Gönül Cebeci kardeşlerle konuştuk.

Güler Cebeci: Babam Hacı Necati Cebeci 1972 yılında fabrikayı kurdu ama daha evveli de var. İlk kuruluşta Gültepe’de atölye ile başlayıp bu şekilde büyütmüş. 43 yıllık bir firmayız. Ben kardeşlerden en büyüğüyüm. Uzun yıllar Osmanlı sanatını kendini eğiterek büyük ustalardan yetişerek öğrenmiş. Bunu 2005 yılına kadar sürdürmüş. Babam rahatsızlandığı zaman gelip giderken de mermere tutulduk. Aslında hepimizin farklı farklı meslekleri vardı. Bu sektöre ilgimiz babamızın sağlığında başlamıştı. Birazcık rahatsızlandığı zaman yardımcı olduk. Babamla yaşlanan emektar ustalarımız var. Yaşı 50’nin üzeri insanlar var. Neler yapabiliriz diye düşündük. Sadece cami olarak değil de başka şeyler de yapalım diye düşündük. İnceleyince gördük ki Yıldız Sarayı’nın restorasyonunu, Topkapı’da bazı yerleri yapınca daha da öğrenmiş olduk. Biz Marmara mermerine yeniden hayat verdik. Önceden Marmara mermerine mezarlık mermeri olarak bakılırdı. Biz onların kullanım alanını genişlettik. Geçen yılda İtalya fuarına katıldık. Avrupalılar Osmanlı sarayına çok hayranlar. Bizim Türkiye’den daha farklı onların sanata bakış açıları. Biz Türk milleti olarak sanatın kıymetini bilip değer veren insanlar değiliz. Marmara Üniversitesi Heykeltıraşlık bölümünden buraya öğrenci aldık. Heykeltıraşların dışında şu anda Osmanlı sanatını yapacak usta yetişmiyor. Türkiye’de 20 usta varsa 19 tanesi bizde. Tek Osmanlı sanatı yapan tek mermer fabrikası biziz.

Güler Cebeci: Mermerden koltuk yaptık. Bunları belediyenin bankları olarak düşünebiliriz. Hamamı yere gömdük. Onu da milyonerler fuarında sergiledik. Çok büyük merak uyandırdı. Mermerden eksiz masif koltuk yaptık. Eski annelerimizin yaptığı dantel görüntüsünü vererek. Babam Kocatepe ve Sabancı Camilerinin de ünitelerini yapmakta. Minber, şadırvan, mihrap. Ortadoğu’nun en büyük camisini Tatvan’da yaptık. Konya’da Merkez Cami, İlahiyat Fakültesi gibi yerleri yaptık.

Güler Cebeci: Çeçenistan dışında Almanya’da da projelerimiz var. Şu anda iki tane şantiyemiz var. Şu anda Stuttgart’ta bir merkez camimiz var. İndoşlanda yaptık. Azerbaycan’da da çalışmalar yaptık. Oldukça iyi yerlerde hizmet verdik. Avusturalya, Rusya ve Yunanistan’da camiler yaptık.

Güler Cebeci: 6 ayda iki tane caminin bir de 105 tane tırın gitmesi, montaj, üretim kolay şey değil. Alper Bey Çeçenistan ile Türkiye arasında birçok insana imkan sağladı. Alper Bey bir süre için Cumhurbaşkanına söz vermişti. Biz de aynı cesareti ve sözü Alper Bey için verelim dedik. Mermer konusunu düşünmeyin aklınızdan çıkarın dedim, o da şu andan sonra sadece mermeri düşünmüyorum dedi. O da bize çok motivasyon oldu. Çeçenistan’daki Gudermes Cami gerçekten çok büyük bir cami. Çeçenistan’daki çalışma şartlarını giden insanlar düşünür  ama biz bayan olduğumuz halde hiçbir zorlukla karşılaşmadan İstanbul’da kendi firmamızda nasıl çalışıyorsak öyle çalıştık. İki camiyi aynı anda teslim ettik. Eksikleri yok diyebiliriz. Cumhurbaşkanı da Çeçenistan için çok önemli bir şahsiyet ve orayı çok önemsiyor. Bizim için orada çalışmak eziyet olmadı. Bora İnşaat’la yaptığımız başka projeler de var. Bir otel işinde bulunduk. Alper Bey ile çalışmak çok keyifli. Alper Bey Çeçenistan için çok büyük bir nimet. 5 bin kişi çalışıyor ve Alper Bey 5 bin kişiyi doyuruyor. Cumhurbaşkanını da çok seviyor. Her defasında telaffuz ederek Çeçenistan için iyi şeyler hak ettiğini yolları köprüleri anlatıyor. Şubat ayında üretime başlayıp 7. ayda bitirdik.

Güler Cebeci: Onun üzerindeki el iş sanatı olarak çok derin bir işçilik yapan bir firma bizim firmamız. O sanatı hakkıyla veren bir ustalık. Kaliteden ödün vermeden Türk motiflerini de işlesek de bunların hepsini kısa sürede yetiştirme mantığı ile bakmadık ve özenerek yaptık. Zaten Cumhurbaşkanı da çok beğendi. Çeçenistan’a böyle bir şey yaptığımız için daha da özendik. Bu fabrika durmadan 7/24 çalıştı.

Güler Cebeci: Alper Bey ve kendi adıma çok gururlandım. Açıkçası çok ciddi bir söz verip yüzü kızarmadığı için çok gururlandım. Aynı şekilde bizim için de çok gururlandım. Her ne kadar da kimin yaptığının bir önemi yok orada bir açılış var. Ama biz o işin sahibi olarak baktıkça tekrar onur duyduk.

Güler Cebeci: Ecdat Marmara’dan işlemiş. Gidip eski sanatlara baktığımızda Mimar Sinan yaptığı bir sürü eser hiçbir yıpranma olmadan değişime çok fazla uğramadan hala yepyeni durabiliyor. Marmara mermerinin sağlamlığı tartışılmaz. Yağmur, kar, sıcak hiçbir şey etkilemiyor. Bunun üzerinden işlemeli bir şey olduğu için yapılmış olabileceği yüzyıllar önce kanıtlanmış bir şey. Bir de mikrop barındırmama özelliği var. Mermer çok toz çıkarıyor ve insan bünyesine zararı olmadığını söylüyorlar. Dolayısıyla bu mermeri tercih etmemizdeki sebepler dayanırlığı işlenebilir olması.

O nedenle Marmara mermeri kullanıyoruz. İşi güzel gösteriyor.

Lavabo, kurna, dantel masa yaptık. Tepkileri ve beğenileri fuarlardan alıyoruz. Yaptığımız ünitelerin patentlerini aldık. Bizim fabrikamız aynı anda 10 cami ünitesini kesip biçecek kapasitede. Makine parkurumuz çok güçlü. Ustalarımız da çok iyi. Makine parkurumuz çok güçlü olduğu için torna makinemiz güçlü olduğu için zorlanmıyoruz. 10 şantiyeyi aynı anda hayata geçirecek kadar güçlü makine parkurumuz var. Taşı blok halinde işliyoruz. Ataşehir camisi devam ediyor. Bitlis, Gaziantep ve İkitelli’de de var.

Güler Cebeci: Belirledik tabi ki. Dediğimiz yerdeyiz. Kendi içimizde bina olarak değişikliklerimiz olacak. Bunun dışındaki şeylerde hedeflediğimiz yerdeyiz. Hitap ettiğimiz kitleye hitap ettiğimizi düşünüyorum. Sadece cami değil diğer konularda da çalışıyoruz. Bu meslekten çok memnunuz. Biz de babamızın evlatları olarak bu mesleği ayakta tuttuk.

Güler Cebeci: Biz o konularla ilgilenmiyoruz ve kendi işimize bakıyoruz. Bizim elemanımız, parkurumuzu hepsini bir bütün olarak görürseniz zaten rakibimiz yok. Türkiye’de Osmanlı sanatını yapan fabrika yok. Hamamda çok iddialıyız.

Güler Cebeci: O konuda bir sıkıntı yaşamıyoruz. Bayan olmanın ayrıcalığını taşımıyoruz. Bayan olduğumuz için önemsiyorlar ya da önemsemiyorlar diye bakmıyoruz.

Gönül Cebeci: Biz üç kız kardeşiz ve ben en küçükleriyim. Babamızın vefatıyla bir karar vermemiz gerekiyordu. Ya buradaki emekçilere bir şekilde kıdemlerini verip vedalaşmak ya da babamızın başladığı işleri bitirip vedalaşmamız gerekiyordu. Kafamızda devam etmek yoktu. Çünkü sektörün çok dışındaydık. Mermerde yaptığımız dışındaydık. En başta onları ezberleme süreci vardı. Makine ve saat hesaplamak bizim işimizde çok zordur. Bunların uygulanma zamanları uzun vaktimi aldı. Elbette ki babamdan bize kalan ustaların çok yardımı oldu. Sonuçta bu bir sinerji meselesi ve tek kişi ile olacak iş değil. Ama biz üç kız kardeş olarak hakikaten sebat gösterdik. Sıkıntılarımız ve mücadele vermemiz gereken çok şey oldu. Ama hepsini basamak basamak aştık. Şu anda biz bu işi tam anlamıyla öğrendik demek için erken olur. Bu işi öğrenmek için çok çaba harcıyoruz.

Gönül Cebeci: Babam bize işle ilgili nasihatte bulunmadı. Çünkü bizim bu işi devam ettireceğimize dair bir düşüncesi olduğunu hiç zannetmiyorum. Hayatla ilgili nasihatleri elbette vardı. Öncelikle şerefine ve onuruna çok düşkün bir adamdı. Beni utandırmayın derdi. Kendimizi de babamızı da utandırmayalım bilgisi, babamdan genlerimize işlemiş olan bu duygu yol gösterici oldu diyebilirim.

Gönül Cebeci: Her iş kendi içinde heyecan verici. Biz bu işe sevdalandık. Sektörün içinde özel bir şey yapıyoruz. Çünkü taşı işlemek o taşın dantel gibi işleme aşamasında olmak bizi gururlandırıyor ve yaptığımız işten çok memnunuz ve gururluyuz. Yurtiçinde şu anda farklı şehirlerde projelerimiz var. Bizi en çok heyecanlandıran Ataşehir’de yaptığımız Anadolu Ulu Cami. Osmanlı mimarisine çok hakim bir mimar tarafından projelendirildi ve o projeyi de uyguluyoruz. Babamın yaptığını bildiğimiz ama onun yapması nasip olmayan mukarnas başlıklar yaptık. Kocatepe ve Sabancı Cami’sinden sonra Selahaddin Cami projesinin içerisinde olmak bizim için çok keyif verici ve çok gururlandırıcı. Grozni’deki iki büyük cami şantiyesi ve İstanbul’daki Ataşehir Ulu Cami şu anda en heyecanlandırıcı işlerden biri. Yaptığımız her iş diğerine benzemeyen motifler içeriyor. Dolayısıyla bu da işin rutinleşmesini engelliyor. Her seferinde başka bir iş yapmak da bu işe olan heyecanımızın ölmemesini sağlıyor.

Benzer gönderiler

bir yorum bırakın