MERMERİ DANTEL GİBİ İŞLİYORLAR

Üç kız kardeş; Güler Cebeci, Gülizar Cebeci Dinçer ve Gönül Erkut… Erkeklerin ağırlıklı olduğu doğal taş sektörüne gönül vermişler… Mermeri tıpkı bir dantel gibi işliyor, geçmişten ve bugünden esinlenerek sanat eserleri ortaya çıkartıyorlar. Mimarları Aşiyan Ayyıldız da kendileri gibi mermere “aşık” olmuş. Bu aşkın hikayesini kendilerinden dinledik.

Güler Cebeci: Şirket başında üç kız kardeş bulunuyoruz. Ben kardeşlerimin en büyüğüyüm. Şirketimizi babamız Hacı Necati Cebeci kurmuş, ondan sonra biz devraldık. Biz tabi babamdan sonra işi daha farklı dallarda açarak daha güzel şeyler yapmaya çalıştık. Kuruluşu atölyelerden fabrika haline getirdik. Onu yaşatmaya çalıştık, yaşattık..

Güler Cebeci: 2005’te devraldık şirketi. Kardeşler olarak başka mesleklerimiz de vardı. Babamın vefatından sonra burayı yaşatmaya çalıştık. Osmanlı eserlerine yeni şeyler kattık. Uluslararası bir takım projelerin içinde bulunduk. Tasarımlar yaptık, kendimize ait buluşlarımız var. Aktif olarak fuarlara katılmaya çalıştık. Mermercilik sektörü erkekleri en çok barındıran sektörlerden biridir. Bu nedenle bu sektörde bayanlar olarak sesimizi duyurmak, iyi projelerde önde olmak bizim için daha önemli.

Gülizar Cebeci Dinçer: Ablam (Güler Cebeci) şu anda muhasebe finans kısmında, kız kardeşim (Gönül Erkut) proje ve üretimle ilgileniyor. Ben de satış ve pazarlamayla ilgileniyorum. Babam tabi ki bu işi çok iyi noktalara getirmiş bir kişi. Sabancı Cami’ni yapmış kendi sektöründe çok tanınmış bir kişi. Biz de bunu daha da ileriye götürmek için onun kalitesini devam ettirdiğimiz gibi dekorasyon kısmına da ağırlık verdik ve şu anda Osmanlı sanatı ile ilgili hamamlar, tasarımlar ve konutlar yapıyoruz. Esas işimiz işleme, nakış yani mermeri bambaşka hale getirmek. Şirketimizin müdürü Selahattin Altuner de bizimle yıllardır birlikte, onun da bizlerde ve işlerimizde çok büyük emeği var.

Gönül Erkut: Biz üç kız kardeş arasında spagetti yönetim tarzını benimseyerek çalışıyoruz. Hepimiz her işle ilgilenmeye çalışıyoruz. Çünkü hepimizin kendi görüşleri var. Sorunuza gelince; hemen her projede eğer biz ürün yaratıyorsak mutlaka teknik ekibimiz ve sanatsal desteğimiz oluyor. Hepsini masaya yatırıyoruz. Üretimle ilgili mimarımız Aşiyan Ayyıldız ve kardeşim Gülizar Cebeci Dinçer’den bir tasarım çıkarsa işlenmeden önce onu mutlaka masaya yatırıp, “Bu nasıl bir şey olur? Bundan ne çıkacak?” diye ortak fikrimizi mutlaka söylüyoruz, paylaşıyoruz. Ondan sonra üretime geçiyoruz. Paylaştığımız bir iş bölümü olmakla birlikte hepimiz her konuda bir fikir sahibi ve fikir belirteniz aynı zamanda.

Gönül Erkut: Bu konuda çok belirgin olan iki yolumuz var. Bir tanesi geçmişi bugüne taşıdığımız bir sanat var ki, bunun için yaptığımız şey tarihten bugüne gelen Osmanlı ya da Selçuklu eserlerini birebir uygulamak. Diğeri de; tamamıyla özgün tasarımlar, herhangi bir geçmişten gelmeyen, bugün kendi beğenimizle uyguladığımız tasarım ürünlerimiz. Tasarım ürünlerimizde mimarımız Aşiyan Ayyıldız ve kardeşim Gülizar Cebeci Dinçer çizimleri yapıyorlar. Şimdiye kadar katıldığımız fuarlarda ya da yurt dışında özellikle yaptığımız işlerde, tasarımları çok beğeni alan çizimler, tasarımlar yapıyorlar. Sonuçlarından biz de müşterilerimiz de memnun kalıyoruz. Sonuç olarak yaptığımız ürünleri bu iki yol yönlendiriyor diyebilirim.

Gülizar Cebeci Dinçer: Osmanlı sanatıyla ilgili kitaplarımız, dergilerimiz var. Gidip birebir fotoğraflıyoruz bunları eserleri oluştururken. Hat sanatımız var, ayrıca mimarımız var rölöve çıkartıyoruz. Kendimizi sürekli yeniliyoruz, meraklıyız, araştırıyoruz ilerlememizdeki en büyük pay bu. Her deseni yapmıyoruz neyi neye bağlı olduğunu bilerek bilinçli bir şekilde ilerliyoruz. Bu da bize çok şey katıyor.

Gönül Erkut: Oldukça iyi tepkiler alıyoruz. Kadın olduğumuz için oldukça detay düşkünlüğümüz var. Kadın gözü biliyorsunuz kusurları görmeye meyillidir. İnce, hassas detaylara hakim olmak bizim asıl silahımız birer kadın olarak. İşi doğru yapıp, müşterinin beğenisine sunduğumuzda iyi yapanın kadın veya erkek olduğu önemli değil; bizler kadın olarak daha bir ince eleyip sık dokuyoruz.

Gönül Erkut: Bu konuda çok belirgin olan iki yolumuz var. Bir tanesi geçmişi bugüne taşıdığımız bir sanat var ki, bunun için yaptığımız şey tarihten bugüne gelen Osmanlı ya da Selçuklu eserlerini birebir uygulamak. Diğeri de; tamamıyla özgün tasarımlar, herhangi bir geçmişten gelmeyen, bugün kendi beğenimizle uyguladığımız tasarım ürünlerimiz. Tasarım ürünlerimizde mimarımız Aşiyan Ayyıldız ve kardeşim Gülizar Cebeci Dinçer çizimleri yapıyorlar. Şimdiye kadar katıldığımız fuarlarda ya da yurt dışında özellikle yaptığımız işlerde, tasarımları çok beğeni alan çizimler, tasarımlar yapıyorlar. Sonuçlarından biz de müşterilerimiz de memnun kalıyoruz. Sonuç olarak yaptığımız ürünleri bu iki yol yönlendiriyor diyebilirim.

Gülizar Cebeci Dinçer: Osmanlı sanatıyla ilgili kitaplarımız, dergilerimiz var. Gidip birebir fotoğraflıyoruz bunları eserleri oluştururken. Hat sanatımız var, ayrıca mimarımız var rölöve çıkartıyoruz. Kendimizi sürekli yeniliyoruz, meraklıyız, araştırıyoruz ilerlememizdeki en büyük pay bu. Her deseni yapmıyoruz neyi neye bağlı olduğunu bilerek bilinçli bir şekilde ilerliyoruz. Bu da bize çok şey katıyor.

Gönül Erkut: Oldukça iyi tepkiler alıyoruz. Kadın olduğumuz için oldukça detay düşkünlüğümüz var. Kadın gözü biliyorsunuz kusurları görmeye meyillidir. İnce, hassas detaylara hakim olmak bizim asıl silahımız birer kadın olarak. İşi doğru yapıp, müşterinin beğenisine sunduğumuzda iyi yapanın kadın veya erkek olduğu önemli değil; bizler kadın olarak daha bir ince eleyip sık dokuyoruz.

Gönül Erkut: Siparişe göre üretim yapıyoruz. Sadece fuarlar için özel tasarımlar yapıyoruz. Onun dışında zaten proje işleri de yapıyor, A’dan Z’ye proje teslim edebiliyor, bunun tasarımı ve mimari çizimi dahil olmak üzere baştan sona yapabildiğimiz için evet sipariş üzerine üretim yapıyoruz. Diğer taraftan cami üniteleri işleri var. Elimizde belli sayıda modelleri var. Müşterinin beğenisiyle orantılı. Cami dışında hem müşterimize hitap edecek hem de onların beğeneceğini düşündüğümüz koleksiyonlar hazırlayıp sunuyoruz.

Gönül Erkut: Ana malzememiz Marmara taşı bizim özel tercihimiz değil, müşterimizin tercihi. En büyük sürüm Marmara’da. Ama onun dışında müşterinin talep ettiği ulaşılabilir her taşla iş yapıyoruz. Biz Türkiye’deki tüm ocaklara müşterilerimizi yönlendirmeye çalışıyoruz. Dünya taşlarıyla ilgili herhangi bir talepleri olursa ona da ulaşabiliyoruz. Ama müşterimizi Türkiye’deki taşlara yönlendirmeye de ayrıca çaba sarf ediyoruz.

Güler Cebeci: Marmara mermerine hayat veriyoruz. Güzellik ve sanat getirdik. Biz bunu insanlara gösteriyoruz, sadece mezar taşı olmadığını kanıtladık. Marmara mermeri; en güzel işleyip, istediğimiz gibi kıvama getirip, yoğurabildiğimiz, harcadığımız emeğin karşılığını veren bir taş.

Benzer gönderiler

bir yorum bırakın